Sarı Kantaron

Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

28 Aralık 2009 Pazartesi

Bizden Kantaron Yağı Hakkında

Merhabalar;
Blog içersinde sitelerden ve forumlardan alıntı olan kantaron ile hakkındaki bazı yazıları eklemek istedim. Sadece kendim kullandım ve faydaları bunlar dememek için bu tip araştırma ile bazı kişilerin yorumlarını ve araştırmalarını da böylelikle size sunmuş oldum.

2004 senesi itibari ile kendi aramizde zeytin ve zeytin yağı elde etmeye başladık. Eğe üniversitesi ve zirai de görev yapan bir kaç hocamızla görüşmelerimizle bitkiler hakında tedavinin nasıl olduğunu öğrenirken elde ettiğimiz zeytin yağı ile kantaron karışımınıda öğrendik.

Öncelikle denemelere başlayaral Bu mücize hakkında uğraşan kişilerle görüştük. Nasıl yapılır ve nelere dikkat edilmedi diye. Yaz aylarının belirli günlerinde gökdeki aya dikkat ederek. Yol kenarlarından veya şehirden gelen zehirlere maruz kalmamış. Toz pislik vs olmamış şekilde ürettiğimiz temiz doğadan topladığımız kanteron otlarının ki yine onların toplanma zamanı vardır. Bu şekilde cam kavanozlarda 40 gün 40 gece direk güneş ışıklarını alacak konumda kavanozlarımızı beklettik. Sonunda elde ettiğimiz kırmızı bir yağ oluyor.
Bu elde edilen yağ sürecinde herhangi bir ek tıbbi veya kimyevi malzeme kesinlikle kullanılmaması gerekmektedir. Sonradan hazırlanmış yağa artması veya fazlalaşması için kesinlikle ek olarak yağ eklenilmemesi bununla birlikte kullanılan yağın zeytin yağının olması ve asit derecesinin dengeliyici olması. Asla zeytin yağının 2 seneyi ve üstünde imal edilmiş olmaması gerekmektedir.
Aktarcılarda satılan kantarn yağından bir aralar bende aldım. Fakat aldığımız yağın bir özelliği olduğunu burda üzülerek belirtmekteyim ki neredeyse yoktu. Ben 2 yerden aldım ve 2 kantarondan da memnun kalmadım. Bu şuda demek değildir. Aktarcılarda satılan kantaron yağı iyi değil, ticari amaçlı olduğu için yapıp aşamasında neler yapılmış bunu bilmediğimden ve içine ek madde konulup konulmadığını bilmediğimden o aldıklarım hakkında yorum yapamam. Fakat şunu belirtmekte fayda var ki; Almış olduğunu kantaron yağı normal bir cilde sürdüğünüzde çok kısa sürede yağ etkisi gidip kuruyorsa kantaron yağı özelliği yoktur.

Lütfen bunlara dikkat ederek tedarik ediniz ve aldığınız kantaronları en fazla 2 sene muhafaza ediniz. Kullanmaya başladıkça faydasını göreceksiniz ve kesinlikle bırakamayacağın bir ilaç, bir melhem, bir içecek türü olacaktır. İçmek konusu biraz ağır olduğundan meyve suları ile karıştırıp içmekde kesinlikle fayda vardır.

Kendi üretimiz olan yağımız malesef sınırlı litrelerde üretmekteyiz. 2009 senesinin yaz ayında yapmış olduğumuz kantaron yağımız neredeyse bitmek üzeredir. O nedenle ihtiyaç sahiplerinin lütfen keyif için elime süreyim cildim düzelsin yada alayım kenarda bulunsun diye lütfen istemeyiniz.
Ancak 2010 için yapacağımızdan sipariş vererek ayırabilirsiniz.

Lütfen ciddi sorunları kişiler bizlere yazsın Allahın rahmeti için sizlere bunları ulaştıralım. Rabbim kimseye dert verip derman aratmaması dileğiyle Allahın rahmeti berekeri üzerinize olsun.
Hüseyin Ağaçkıran.

Faydalari ve Kullanim Alanlari

Faydalari ve Kullanim Alanlari

• Yaralarin iyilesme sürecini hizlandirabilir
• Hafif ve orta siddetteki depresyonlarda rahatlatici ve sakinlestirici etkisi vardir.
• Korku, endise, kaygi, umutsuzluk ve çaresizlik duygularinin giderilmesinde yardimcidir.
• Siyatik, eklem iltihabi (artrit) ve pre-menstural kramplar (Adet öncesi agri ve sikintilar) giderilmesinde faydalidir.
• Safra salgisini uygun yönde etkileyerek sindirim sistemini rahatlatabilir.
• Kronik yorgunluk sendromunda, uykusuzluk, menopoz dönemindeki sikinti, stres ve gerginliklerin giderilmesinde etkili olabilir.
.Her derde deva oldugundan bahsedilir.özellikle mide agrilarina birebir geldigini bizzat gözlemlenmisdir.Ayrica zeytinyagina ufalanarak merhem haline getirildikten sonra açik yaralara sürüldügünde ,yaralarin çok çabuk iyilesmesini saglar.

Hastalar üzerindeki gözlemlerimize dayanarak ifade ediyoruz ki dogru Kantaron kullanimi ve düzenli içildigi takdirde kanser hücreleri üzerinde temizleyici bir etki görülmektedir.
Kanser tümörü taşıyan çeşitli insan ve farelerde kantaron otunun;
  • Bazı beyindeki kanser tümörlerinin, karaciğer, akciğer, dalak, mide, kalın ve ince bağırsak, mesane, rahim ağzı, rahim, yumurtalık, akciğer zarı, karın zarı kanserlerinde kanser hücrelerinin damarlanması ve yok edilmesi konusunda etkili olduğu görülmüştür.
Ülkemizde de yapılan çeşitli bilimsel araştırmalara göre kantaron otu;
a-) AİDS hastalığının tedavisinde,
b-) Uyuşturucu (eroin, esrar, morfin) bağımlılığının tedavisinde
, c-) Sarı nokta (körlük) hastalığının tedavisinde,
d-) Sedef hastalığının tedavisinde,
e-) Alkol bağımlılığının tedavisinde,
f-) Kurdeşen hastalığının tedavisinde,
g-) Zona hastalığının tedavisinde,
h-) Sebebi belirsiz ve tam teşhisi konulamamış bazı hastalıkların tedavisinde de çok etkili olduğu görülmüştür.
Ayrıca düzenli olarak kullanılan kantaron otunun, kanser ağrılarını bloke ettiği ve morfin gibi ağır uyuşturucu ve ağrı kesicilere gerek bırakmadığı görülmüştür.
Ünlü Bilim adamı J.A.Duke, 1985 yılında yayınladığı
"HANDBOOK OF MEDICINAL HERBS" (Tıbbi Bitkiler Elkitabı) sayfa 242'de kantaron otunun KANSER ve daha birçok hastalığa iyi geldiğini yazmıştır.
J.A.Duke'ın bilimsel araştırma sonuçlarına göre;
KANTARON OTU ŞU HASTALIKLARA İYİ GELMEKTEDİR:
a-) Kanser,
b-) Şeker hastalığı,
c-) Kronik Romatizma,
d-) Mide ülseri
e-) Mide-Barsak hastalıkları
f-) Diüretik yatıştırıcı
g-) Karaciğer
h-) Safra Rahatsızlıkları
ı-) Sarılık

HAYVANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
"Kantaron, Sarı Kantaron, Binbirdelik otu, Kızıl ot denen (Hypercum Perforatum) bitkiyi tane olarak yiyen açık renkli hayvanlar, temas eden yerlerinde ödem meydana gelmektedir.
Ayrıca bunu kuru veya taze yiyen hayvanlarda ışığa karşı hassasiyet artarak vücutlarında kaşınma duygusu artar. Bu gibi hayvanlar güneş altında belli bir süre kalırsa kaşıntı başlar ve bulduğu ağaca, taşa, duvara sürtünerek vücudunda yaralar açılır. Hayvan besicileri bu bitkinin ot içerisinde ve otlatılan meralarda bulunmasını istemezler. Sarı kantarona hayvan besicilerinin bakış şekli (havyanlar için) zehirli ve zararlı oluşlarıdır.
Hayvanlar üzerindeki bu zararlı ve zehirleyici etkileri, yanlışlıkla insanlar üzerinde de meydana gelebilir zannedilmektedir.
İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Kantaron otunu düzenli şekilde kullanan onbinlerce insandan hiçbirisinde herhangi bir zararlı ve zehirleyici etki görülmemiştir.
Hamileler üzerindeki etkileri
Hamile bayanların kullanması durumunda yan etki veya zarar söz konusu olup olmadığı hakkında herhangi bir kesin bilgi mevcut olmadığından hamilelerin kullanması önerilmemelidir..

Kantaron otunun hazırlanışı konusunda lütfen bilgi alınız.
Farklı uygulamalar tedavi edici olmayacaktır.
Yara ve yanık iyileştirici,Antiseptik, kanama durdurucu, iltihap önleyici mucizevi yağ olan kantaron yağı, daha bir çok şifa özelliğini bünyesinde barındırıyor.
Hem haricen, hem de içilerek hastalıkların tedavisinde kullanılıyor.
Hücre yenileyici niteliği sebebiyle, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkilidir.

Kantaron yağı hem kantaron bitkisinin, hem de zeytinyağının şifasını bünyesinde barındırdırdığından, eski çağlardan beri kullanılan kantaron yağının, mikrop öldürücü ve damar büzücü etkisi modern araştırmalarla da kanıtlanmış durumdadır.

Kantaron yağını evinizde bulundurmanız şiddetle tavsiye ediliyor. Ona en beklenmedik anda ihtiyaç duyabilirsiniz. Zaten kantaron yağını kullanıp etkisini gördüğünüzde, ondan vazgeçemeyecek, çevrenizdeki insanlara da tavsiye edeceksiniz.

 
KANTARON YAĞININ ŞİFA ÖZELLİKLERİ

Kantaron yağı her türlü yaralarda başarıyla kullanılmaktadır. Açık yaralar, taze yaralanmalar, kesikler, ezikler, çarpmalar sonucu oluşan morluklar vb durumlarda iyileşme sağlar.
Kantaron yağı;
*Antiseptik özelliğiyle yarada mikrop üremesini engeller
* İltihap önleyici özelliğiyle yarada herhangi bir iltihap oluşmasına engel olur
*Damar büzücü etkisiyle kanamayı kısa sürede durdurur
*Hücre yenileyici özelliğiyle yaranın çabuk kapanmasını sağlar
*Aynı zamanda sürüldüğü sürece yaranın sebep olduğu ağrı ve sızıları yok eder, büyük bir rahatlama sağlar.

Yanıklarda ve haşlanmalarda da kantaron yağı bir numaralı yardımcınız olmalı. Yanıkları kısa sürede iyileştirdiği gibi, yanık anındaki acıyı dindirir. Yanığın mikrop kapmasını ve iltihap oluşumunu engeller. Güneş yanıklarında da kantaron yağından yararlanabilirsiniz. Yanık bölgelerinize sürdüğünüzde acınızın azaldığını hemen hissedeceksiniz. Yanıklarınız kısa sürede iyileşecektir.

Trafik kazaları sonucu meydana gelen iç yaralanma ve iç kanamalarda hem sürülerek, hem de dahilen içilerek kullanılır. Damar büzücü oluşu sebebiyle iç kanamaların durmasına yardımcı olur.

Hematomlarda (derideki mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ilgili bölgeye sürülüp masaj yapılır.

Pürüzsüz bir cilde sahip olabilmek için, cilt bakım yağı olarak yararlanabilirsiniz.

Kantaron yağının bebeklerin pişiklerinde de çok etkili olduğu kanıtlanmış.

Yine bebeklerin karın ağrılarında kantaron yağı kullanıldığında ağlamaları sona erer. Ağlayan bebeğin karnına kantaron yağıyla, sağ avuç içi kullanılarak hafif hareketlerle masaj yapılır. Masaj yaparken bebeğinize sevginizi hissettirmeyi de sakın unutmayın.

Sırt ağrıları, lumbago, siyatik ve romatizmada masaj yağı olarak kullanılmaktadır. Yalnız bu rahatsızlıklarda 1/10 oranında ardıç veya kekik yağı (yada her ikisi de) eklenerek kullanılır. Ağrıyan bölgeye bu yağla masaj yapılır. Kısa sürede ağrılarınızın hafiflediğini göreceksiniz. Değişik bitki kürlerinin yanı sıra, bu masajla hastalığınızı tamamen tedavi etme şansına sahipsiniz.

Dahilen kullanımda kan şekerinin düşürülmesine yardımcı olur.
Yine dahilen iç ve dış varislerin tedavisinde etkilidir. Bunu damar büzücü özelliğiyle yapar.

Mide ağrılarında ve mide ülserinin tedavisinde de dahilen kullanılır.

Yaz-kış ayaklarını ısıtamayanlar kantaron yağından yararlanmalı. Bu sorunu yaşıyordum ve bir büyüğümüz topuklarıma kantaron yağı-kekik yağı karışımı sürmemi önerdi. Geçen kış ayaklarım üşümedi. Ayakları üşüyenler ayrıca bacak bacak üstüne atmamalı. Bu enerji dolaşımını kilitler ve ayakların üşümesine sebep olur.

Not : Çeşitli sitelerden alıntıdır.

Sarı Kanteron

(Hypericum perforatum)

İngl.Hardhay, Alm. Johanniskraut, Fr. Millepertuis
Yöresel adları :Kanotu, kılıçotu, koyunkıran, mayasılotu, yaraotu.
(Bitkinin literatürümüzdeki bilimsel adı Binbirdelikotu. Ama bu ad
halk arasında yerleşemediği için, burada sarı kantaron adı
kullanıldı.)
Drog adı :Hyperici herba / tüm bitki (kök hariç)
Tentür :Hypericum D3-D6
Kantaron yağı :Hyperici oleum
Toplama/kurutma :Sarı kantaron haziran sonuna doğru çiçeklenmeye
başladığında, sapın toprağa yakın bölümünden kesilir ve demetler
halinde gölge ve havadar bir yere asılarak kurumaya bırakılır. İyice
kuruduktan sonra ince kıyılır ve hava almayan kaplarda saklanır.
Bileşim: Eterli uçucu yağ, flavonlar(Rutin, Querzitin, Hyperosid),
reçine, tanen ve Rhodan. Ama en önemli etken maddeleri, Hypericin ve
Pholabaphene.
Sarı kantaron preparatları: Befelka-öl(yağ), Hyperforat, Phytogran,
Psychatrin, Psychotonin, Cesradyston® 200(kapsül), Cesradyston ® 200
(damla) gibi, yüzlerce preparat yalnızca Batı Avrupa ülkelerindeki
eczanelerden temin edilebilir.
Etkileri: İltihap giderici, yara iyileştirici, yatıştırıcı,
antidepressif, kramp çözücü, ağrı kesici, antiseptik.
Kullanım alanları: Yakın geçmişte Avusturyada yapılan bir bilimsel
deneyde, kullanılan bir sarı kantaron preparatı, deneklerin %67'sinin
hafif ve orta dereceli depresyondan kurtulmalarını sağlamıştır. Bu
sonuç, daha önceleri yapılmış olan benzer deneyleri doğrular
niteliktedir. Sarı kantaron yağına kırmızı rengini veren Hypericin
adlı ana etken maddedir. Bu madde antidepressif ve çok güçlü
antiviral etkilere sahiptir. Bu etki (virüslere karşı etki) öyle
güçlüdür ki, geçtiğimiz yıllarda, AIDS'e karşı etkili olup
olamayacağı konusunda geniş kapsamlı laboratuar araştırmaları yapmak
gereği duyulmuştur. Doğrudan bitki kullanımı yoluyla pek çok virütik
hastalığın tedavi edilebileceği ise kanıtlanmış bir gerçektir.
Sarı kantaron, sinirsel rahatsızlıklara karşı kullanılabilecek en
değerli şifalı bitkilerden biridir. Bitki geleneksel olarak da zaten
hep, korku, gerginlik, uykusuzluk ve depresyona karşı
kullanılagelmiştir. Özellikle menopoz döneminde görülen bu tür
rahatsızlıkların tedavisinde çok olumlu sonuçlar alınabilir. Uykuda
idrar kaçırma da sarı kantaron çayı ile tedavi edilebiliyor, çünkü bu
rahatsızlık genelde ruhsal nedenlerden kaynaklanır.
Hormon düzeyindeki değişikliklerin belirtilerini azaltan ve bedene
yeni güçler kazandıran özellikleri sayesinde menopoz sıkıntılarına
karşı sarı kantaron çayı mutlaka kullanılmalıdır.
Sarı kantaron ayrıca, karaciğeri ve safrakesesini güçlendirebilen
önemli bir toniktir.
Dudak uçuğu(herpes), suçiçeği ve zona, nevralji, bel ve sırt ağrısı,
kas ve eklem ağrıları da bitki çayı, tentürü ve preparatları ile
tedavi edilebilir.
Kırmızı renkli kantaron yağı da hiçbir evde eksik olmaması gereken
çok önemli bir ilaçtır. İyileştirme gücünü en az iki yıl korur ve
yalnızca açık yaralarda, yeni yaralarda, hematomlarda(deride mavi-mor
lekeler), beze şişkinliklerinde ve pürüzlü yüzlerde bakım ve tedavi
ilacı olmakla kalmayıp, sırt ve bel ağrıları, siyatik ve romatizmada
da etkili bir friksiyon ilacı olarak kullanılabilir. Yanıklarda,
haşlanmalarda ve güneş yanığında da kantaron yağı başarıyla
kullanılabilir.
Karnı ağrıyan bebeklerin karıncıklarına kantaron yağı sürüldüğünde
ağlamaları sona erer. Tüm lenf bezi şişkinliklerinde kantaron yağı
ile yapılan hafif friksiyonlar büyük rahatlık sağlayabilir. Bu yağ
içten de kullanılabilir: Örneğin, safra salgılarını arttırmak,
sinirsel kökenli mide rahatsızlıklarını yatıştırmak ve mide ülserini
tedavi etmek gibi durumlarda, günde 2 kere yarım tatlı kaşığı
kantaron yağı içilir.
Kullanım biçimleri: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy
bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama
derecesine kadar ısıtılır, üstü kapalı olarak 5 dakika kadar
demlendirilir ve süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş kantaron
çayı, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan içilir. Bu çay
yara tedavisinde de dıştan, yıkama veya kompres biçiminde kullanılır.
Tentür: Çiçeklenme aşamasında toplanarak kurutulmuş ve ince kıyılmış
bitki, geniş ağızlı bir cam şişeye veya kavanoza 1:5 oranında
koyulur, çalkalanabilecek kadar mesafe kalana kadar, kanyak, votka
veya 35-40 derecelik etil alkol-su karışımı eklenir ve kapak iyice
kapatılır. İki hafta boyunca arada bir çalkalanarak bekletilir ve
süre sonunda dört kat tülbentten geçirilerek süzülür. Tentür koyu
renkli şişelerde saklanmalıdır.
Kantaron tentürünün (Hypericum) genelde D6 inceltisi çok etkilidir.
Bu inceltinin hazırlanışı ile ilgili bilgiyi, kitabın şifalı bitkiler
bölümünün başlangıcındaki Tentür Bölümünden alabilirsiniz. Eğer
Hypericum D6 tentürünü örneğin Almanyadaki bir eczaneden temin
edebilirseniz çok daha iyi olur. Homöopathik ilaçlar genellikle kent
merkezlerindeki büyük eczanelerden satın alınabilir.
Kantaron yağı: Güneşli havada toplanan genç çiçekler hafifçe ezilerek
şeffaf bir cam şişenin veya kavanozun boğazına yakın bölümüne kadar
doldurulur, üstüne sızma zeytinyağı eklenir ve mayalanma süreci
tamamlanana kadar(3-4 gün) kapağı açık olarak güneşte bekletilir.
Sonra kapağı kapatılır ve arada bir çalkalanarak 3-5 hafta güneşte
bekletilir. Çok güzel bir kırmızı renk kazanan yağ iki kat tülbentten
geçirilerek süzülür, çiçek posaları da sıkılır ve kantaron yağı koyu
renkli şişelerde, çok sıcak olmayan ortamda saklanır. 2-3 yıl boyunca
kullanılabilir.
Uyarı: Uzun süreli kantaron çayı kullanımı, güneş ışığına veya
solaryuma karşı duyarlılık oluşturur. Çay içimine son verildiğinde bu
duyarlılık sona erer. Bilinen başkaca bir yan etkisi yoktur.

Kanteron Otu

Hypericum perforatum L.) Tarla, yol ve orman kiyilarinda, tepelerde
ve çayirlarda Temmuz'dan Eylül'e kadar çiçeklenen ve ülkemizde, sari
kantaron, kanotu, kiliçotu, mayasilotu ve yaraotu gibi yöresel adlara
da sahip olan sifali bir bitkidir. Bitki 25-60 cm boyunda olup, çok
dallidir ve saplari ayri oldugu halde bir semsiye biçimindeki
çiçekleri 5 parçali, korolla altin sarisi renkli ve kenarlari siyah
renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organlari çok adette ve
3 demet halinde bir araya toplanmistir. Yapraklar isiga karsi
tutuldugunda, yag guddeleri, parlak noktaciklar halinde kolaylikla
görülür. Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri
gelmektedir. Yanilmamak için, tam olarak açmis bir çiçegi
parmaklarinizin arasinda ezdiginizde, ondan kirmizi bir su aktigini
göreceksiniz.
Faydalari ve Kullanim Alanlari
* Yaralarin iyilesme sürecini hizlandirabilir
* Hafif ve orta siddetteki depresyonlarda rahatlatici ve
sakinlestirici etkisi vardir.
* Korku, endise, kaygi, umutsuzluk ve çaresizlik duygularinin
giderilmesinde yardimcidir.
* Siyatik, eklem iltihabi (artrit) ve pre-menstural kramplar (Adet
öncesi agri ve sikintilar) giderilmesinde faydalidir.
* Safra salgisini uygun yönde etkileyerek sindirim sistemini
rahatlatabilir.
* Kronik yorgunluk sendromunda, uykusuzluk, menopoz dönemindeki
sikinti, stres ve gerginliklerin giderilmesinde etkili olabilir.
*Her derde deva oldugundan bahsedilir.özellikle mide agrilarina
birebir geldigini bizzat gözlemlenmisdir.Ayrica zeytinyagina
ufalanarak merhem haline getirildikten sonra açik yaralara
sürüldügünde ,yaralarin çok çabuk iyilesmesini saglar.
Hastalar üzerindeki gözlemlerimize dayanarak ifade ediyoruz ki dogru
Kantaron kullanimi ve düzenli içildigi takdirde kanser hücreleri
üzerinde temizleyici bir etki görülmektedir.
Uludag Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Ögretim
Görevlisi Dr. Oya Kaçar, kantaron otunun Avrupa'da son yillarda hafif
ve orta siddetli depresyonlarin, stres, uykusuzluk, anksiyete gibi
günlük yasami olumsuz etkileyen rahatsizliklarin tedavisinde
basariyla kullanildigini, atidepresan olarak kullanilan sentetik
ilaçlarin kullaniminda karsilasilan uykusuzluk, kilo kaybi, seksüel
bozukluklar gibi ciddi yan etkilere de rastlanmadigini belirtti.
Yan Etkiler ve Etkilesimleri:

Hamilelerde kullanilmasi yeterli klinik çalisma olmadigi için
önerilmez.
Bazi hastalarda sindirim bozukluklarina neden olmustur.
Bazi kisilerde allerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir.Bu gibi
hallerde kullanimi kesmek gerek.
KANTARON SUYUNUN HAZIRLANISI
Yaklasik 100 gram kantaron çicegi otunu
5 litre iyi suyu (çesme suyu olmayacak) kaynatin.
5 litre iyi su kaynamaya (fokurdamaya) baslayinca
100 gram kantoron çicegi otunu bu suyun içine atin.
Yaklasik 50 dakika yüksek ateste 1 saat normal ateşte kaynasın.

Yaklasik 12 saat kadar kendi kendine sogusun.Soguyunca süzme islemini
gerçeklestirip
bunlari agzi açik cam kavanozlara (Plastik sise kullanmayin) doldurup
buzdolabina koyun.
sabah ögle aksam birer su bardagi aç karina içilecek.
Etkili olmasi için bu su içildekten sonra en az bir saat kadar hiçbir
sey yenmeyecek .
Bu suyu kullanma süresi en fazla 15 gündür.
15 günü geçince hiçbir faydasini göremezsiniz
Bu ot bütün kanser türlerine iyi geldigi gibi, kadin hastaliklari,
böbrek, dalak, bagirsak ve bütün iç organlardaki hastaliklara da iyi
gelir.Tamir edici bir etkisi vardir.

Kantaron Otu

Kantaron Otunun içeriğinde , A vitamini , C vitamini ve çeşitli mineraller bulunur.

Kırmızı kantaron ve Sarı kantaron olarak iki çeşidi vardır. Kırmızı kantaron otu mide ve sindirim sistemi rahatsızlıklarında,Sarı kantaron otu ise daha çok sinirsel rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır.